‘Diyabetliler aşırıya kaçmadan tatlı yiyebilir’

İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi Endokrinoloji ve Metabolizma Uzmanı Prof. Dr. Sait Gönen, diyabet hastalarının tatlandırıcıları güvenle kullanabileceğini belirterek, “Ancak ‘nasıl olsa şekeri yükseltmiyor’ diye aşırı tüketilmesi de doğru olmaz. Ama haftada bir gün tatlandırıcıyla yenen bir porsiyon tatlının sakıncası yoktur” dedi.

Gönen, yaptığı açıklamada, diyabetin sürekli dengeli ve sağlıklı beslenme gerektiren bir hastalık olduğunu ifade ederek, diyabetli birinin yaşadığı evde yemek saatlerine özen gösterilmesinin ve ara öğünlerin unutulmamasının çok önemli olduğunu kaydetti.

Herkes için yaşamın her döneminde yeterli ve dengeli beslenmenin, sağlığın korunmasının esası olduğuna dikkati çeken Gönen, bu nedenle çeşitli besinlerin en az 3 ana ve 3 ara öğünde yeterli miktarlarda alınması gerektiğini vurguladı.

Bayramda yeme düzenlerini bozan diyabetlilerin çok şey kaybettiğine işaret eden Gönen, “Diyabet hastalarının bayramda bozulan yeme düzenlerinin tekrar eski dengesini sağlanması bazen aylar almaktadır. Diyabetliler geleneksel bayram adetlerinden olan baklava, börek gibi yüksek karbonhidrat içeren besinlerden uzak durmalıdır. Aslında evde diyabetli bir birey varsa yemekler de ona göre dizayn edilmeli” dedi.

 “DİYABET HASTALARI BASİT ŞEKER İÇEREN TATLILARDAN UZAK DURMALI”

Gönen, diyabet hastalarını Ramazan Bayramı boyunca basit şeker içeren tatlılardan uzak durmaları yönünde uyararak, bu kişilerin tatlı ihtiyaçlarını mümkün olduğunca meyveyle karşılamalarının uygun olduğunu dile getirdi.

Çok fazla tatlı tüketmek istendiğinde ise tatlandırıcıyla yapılanların tercih edilmesini öneren Gönen, şöyle devam etti:

“Diyabet hastaları tatlandırıcıları güvenle kullanabilir. Şekerden 200 kat daha tatlı oldukları gibi 250 miligram tatlandırıcı 50 gram glukoza eşdeğer tatlılık hissi verir. Kabul edilebilir miktarlarda tatlandırıcıyla yapılan tatlılar güvenle tüketilebilir. Ancak ‘nasıl olsa şekeri yükseltmiyor’ diye aşırı tüketilmesi de doğru olmaz. Ama haftada bir gün tatlandırıcıyla yenen bir porsiyon tatlının sakıncası yoktur. Bayramlarda diyabetli hastalarda en büyük sıkıntı aşırı yemeye bağlı şeker yükselmeleri ve komalardır. Diyabetli hasta zararlı olacak bir yiyecek için ‘hayır’ demeyi nezaketsizlik olarak görmemeli, çevredeki insanlarda diyabetli bireylere yemek konusunda ısrar etmemelidir.”

“1 ÇİKOLATAYA KARŞI EN AZ YARIM SAAT KOŞU”

Düzenli fiziksel aktivite yapmanın obezite, yüksek tansiyon, depresyon, tip 2 diyabet, kemik erimesi, kolon kanseri, meme kanseri gibi birçok hastalık riskini azalttığının yapılan çalışmalarda gözlendiğini anlatan Gönen, fiziksel aktivite seviyesi düşük olan tip 2 diyabet hastalarında kalp ve damar rahatsızlıklarının ölüme sebep olma riskinin yüzde 70 daha fazla olduğunu söyledi.

Gönen, egzersizin kan şekerini düşürmede, diyabeti önlemede çok önemli olduğunu belirterek, sözlerini şöyle tamamladı:

“Diyeti bozarak alınan fazla karbonhidrat ve kalorinin egzersizle verilebileceği yanlış bir düşüncedir. Bir örnek verecek olursak, 1 çikolata yiyen kişi bunu harcamak için en az yarım saat koşmalıdır. Diyabetli bir hastanın yarım saat koşabilmesi fiziken çok zordur, zaten uygun da olmaz. Kan şekeri sürekli yüksek gidiyorsa hastanın kendi kendine bunu düzeltmeye çalışması yerine doktoruyla görüşerek yardım alması daha uygundur. Ama bir öğün yemekle olan hafif bir yükseklik için endişeye de gerek yoktur, yemekten sonra yürüyüşe çıkılması kasların glukoz harcamasını artırarak şekerin dengelenmesine faydalı olacaktır.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer yazılar

Aramak istediğinizi üstte yazmaya başlayın ve aramak için enter tuşuna basın. İptal için ESC tuşuna basın.

Üste dön